Ağu 14

İyilik, senden?

Nedir benim olması gereken! Öncelikle iyinin meselesi, sonra Tanrı’nın, insanlığın, gerçeğin, özgürlüğün, hümanizmin ve adaletin; dahası halkımın, kralımın, anavatanımın; ve nihayet tinin ve binlercesinin. Sadece benim meselem asla benim olmamalıdır. "Yuh be, egoiste bakın, sadece kendini düşünüyor!"

Meseleleri için çalışmamızı gerekli bulan, hatta canımızı feda etmemizi ve meselelerine hayranlık duymamızı bizden bekleyenlerin kendi meselelerini nasıl gerçekleştirdiklerine bakalım bir kez de.

Tanrı hakkında köklüce şeyler müjdelemekte olan sizler binlerce yıl "tanrısallığı derinliklerine kadar incelediniz"; ve Tanrı kalbine kadar uzanan sizler, meselesine hizmet etmekle vazifelendirildiğimiz o "Tanrı’nın kendi meselesini" nasıl icra ettiğini pekala bize açıklayabilirsiniz. Ve yaptıklarını da gizlemezsiniz.

Neymiş peki Tanrı’nın meselesi? Bize buyurduğu gibi yabancı bir meseleye mi tabidir, sevgi ve gerçeği kendisine maletmiş midir? Burada bir yanlış anlama söz konusudur, buysa sizi çıldırtıyor; Tanrı meselesinin sevgi ve gerçek olduğunu, dolayısıyla sevgi ve gerçeğin Tanrı için yabancı bir mesele olamayacağını öğretmektesiniz. Tanrı’nın yabancı bir işi kendine meslek etmiş olduğu varsayımı, dolayısıyla bizim gibi zavallı karıncalarla benzeş olması sizi çıldırtıyor. "Tanrı gerçek demek olmasaydı gerçeğe sahip çıkar mıydı"? Tanrı sadece kendinden yana yontuyor, çünkü o bir bütünlüktür, dolayısıyla her şey onun meselesidir! Biz ama, biz bir bütünlük değiliz, dolayısıyla bizim meselemiz küçücük ve aşağılık bir iştir; işte bu nedenle de "yüce bir meseleye hizmet etmek zorundayız". Şurası açıktırki, Tanrı’yı sadece Tanrı ilgilendiriyor, onun meşguliyeti sadece kendisidir, sadece kendisini düşünüyor ve kendi gözünde yine sadece kendisi var; vay haline Tanrı’yı tatmin etmeyene. O, kendinden üstün herhangi bir varlığa hizmet etmiyor ve sadece kendisini tatmin ediyor. Onun meselesi tam anlamıyla egoist bir meseledir.

Peki ya insanlık, meselesini kendi meselemizmiş gibi görmemiz gereken o insanlık yüce bir varlığa mı hizmet etmektedir? Onun meselesi bir başkasının meselesi midir? Ve yüce bir meseleye mi hizmet etmektedir? Hayır, insanlık kendinden başka kimseyi görmüyor, meselesi kendisidir ve sadece kendisine faydası vardır. Amaçları ve istemleri uğruna halkları ve bireyleri acılara sürükleyip kullandıktan sonra, onlara teşekkür olsun diye tarihin çöplüğüne fırlatıyor. İnsanlığın da meselesi tam anlamıyla egoist bir mesele değil midir?

Kendi meselesini bizim meselemizmiş gibi gösteren ve bizim çıkarlarımızdan dem vuran herkese tüm meselesinin sadece kendisinde düğümlendiğini açıklamama gerek yok. Bir kez olsun diğer kavramları da gözden geçirin. Hakikat, özgürlük, hümanizm, adalet, sizden kendilerine hayran olmanız ve hizmet etmeniz dışında başka bir şey istiyorlar mı?

Tüm bunlar sizden gayretle boyun eğmenizi bekliyor. Sadık yurtseverlerce savunulan şu halka bakın bir kez de. Halk için kanlı savaşlarda ölen ya da açlık ve sefaleti göze alarak savaşan yurtseverler, halkı ne derece ilgilendiriyor? Halk onların bok yığınına dönüşen cesetleri arasında "yeşeren halk" oluyor! Bireyler, "halkın büyük meselesi için" ölürken, halk onlara arkalarından teşekkür yolluyor ve kadavralarından kendine kàr payı çıkarıyor. Buna ben okkalı bir egoizm derim.

Şimdi de "Benim" dediği şeyleri şefkatle koruyan sultana bakalım. Sultan tam bir özgeci değil midir ve onun olan şeyler için yaşamını daima adamamış mıdır? Evet, "onun olanlar" için, tabii. Sen ona değil, kendine ait olduğunu göstermeye çalış ve bunu bir kez olsun dene: onun egoizmini reddetmekle zindanı boylayabilirsin. Sultanın meselesi kendisidir: o bir bütünlüktür ve kendisi için biriciktir ve "onun" olmak istemeyen birini tahammül edemez.

Bu parlak önerilerden egoistin çok daha iyi hareket ettiğini anlayamıyor musunuz? Ben, kendi adıma bundan bir ders alıyor ve bu büyük egoistlere özgeci davranıp hizmet edeceğime, kendim egoist oluyorum.
Tanrı’nın da, insanlığın da işi kendilerine dayanmaktadır, kendileridir. Benim meselem de benim. Tanrı gibi her şey ve hiçim, biriciğim.

Eğer Tanrı ve insanlık, sizlerin de doğruladığı gibi, bir bütünlük iseler, benim de onlardan eksik bir yanım yok ve "boş" olduğuma dair bir şikayetim de yok. Ben hiçim derken, boş olduğumu söylemiyorum, bizzat yaratıcı bir hiçim, bir yaratıcı olarak her şeyi yaratan bir hiç.
Tepeden tırnağa kadar benim olmayan her işe uğurlar olsun! Sizce benim işim en azından "iyi bir iş" olmalıdır? Nedir iyi iş, kötü iş! İşim demek zaten ben demek’im. Ve ben ne iyiyim, ne de kötü. İyinin de kötünün de benim için hiçbir anlamı yoktur.
Tanrı’nın işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. Bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.

Hiçbir şey benden üstün değildir!

Max Stirner

Çok şey buldum bu yazıda, çok da hoşuma gitti. Max Stirner hakkında şurada bilgi yeteri kadar olmasa da bulabilirsiniz.

7 Yorum : “Meselemi Hiç’e Bıraktım”

  1. benata diyor ki:

    ne demek istediğini anlamadım… karışık bi anlatımı var.

  2. emelll diyor ki:

    çok düşünmüş, iyi demiş, güzel yazmış..

  3. özcan diyor ki:

    bilginin evreninde debelenip dursak da gerçek bilgiye hiç ulaşamayacağız. biz milyarlarca ya da ne bileyim katrilyonlarca yıldızın matematik denklemini çözebildik mi ki kendimizi çözelim. evet bir hiçiz ama her şeyiz. tanrı bence kimdir biliyor musunuz küçücük bir depremde ölüm korkusuyla aklımıza ilk gelendir

  4. muhammed emin ekici diyor ki:

    hiç benim dedigim şey yoktu.hemde ALLAH diyeceklerine tanrı diyorlar çok yanlış bir şey

  5. Furkan diyor ki:

    Bazı seyleri düşünürken benimsemen ve yazman biraz aklını karıştırmış olsa gerek, güzel tespitler ama yakışmayan çıkarımların olmuş. Varlık ve hiçlik bir bütün biz buna tanrı dedik diyorsun oyle de ama bu bi sistem düzen sadece zerreciksin yansımasısın.Sende homosafiyen bi tanrıdan bahsetmiyorsun ki, sofileri yargılaman doğru mu anlamadan.cok ayıp.Aslında tam zıttı olması gerekmez mi senin ibadet edenlere -hödödödö hödödö yalana tabıosunu büyülü o -demen ve onların sana aslında yanlıs düşünüyorsun demesi

  6. Furkan diyor ki:

    Bazı seyleri düşünürken benimsemen ve yazman biraz aklını karıştırmış olsa gerek, güzel tespitler ama yakışmayan çıkarımların olmuş. Varlık ve hiçlik bir bütün biz buna tanrı dedik diyorsun oyle de ama bu bi sistem düzen sadece zerreciksin yansımasısın.Sende homosafiyen bi tanrıdan bahsetmiyorsun ki, sofileri yargılaman doğru mu anlamadan.cok ayıp.Aslında tam zıttı olması gerekmez mi senin ibadet edenlere -hödödödö hödödö yalana tapıyosunuz büyülü o -demen ve onların sana aslında yanlıs düşünüyorsun demesi yerine bunların tam zıttını yapman gerekmez mi . İşte o zaman sabitleşmiş aydın olmuş bi kişi olmuyormusun. karşı cıkdıgın şey tanrı da değil bu benim yazdıklarım mı yada bu tarz şeyler mi deist bi mantık mı . Artık deistler de öldü.Tanrıyı inkar etmek en kolayı ya .şey gibi bu benim şuan dediklerimi inkar edip beni anlamamışsın yazman gibi birşey olur.

  7. Furkan diyor ki:

    Max stirnere ilet bunları :)

Yorumla!



Ne mesaj vermek istersin?