İyilik, senden?

Aldığım her karardan memnuniyetsizlik duyuyorsam, karardan aldığım her duyuyu da memnuniyetsizlikle karşılıyorumdur. Demek ki kararsızlıklar bir döngüyü oluşyuruyor(ben yaptım). Belki de sabit olan bir memnuniyetsizlik var ve her şey onun çevresinde dönüyor. Ya… hiç bir zaman her hangi bir konuda karar vermemeli, ki bu mümkün değil, ya da verdiğim her karardan, sonrasında d*tümle gülebilecek kadar emin olmalıyım. Gülmemin sebebi ise o kararı verirken ne kadar aptalca hareket ettiğini düşünmem olmalı. İşte durumu bu denli marjinal yapan da çelişkili olması, olmalı.
Peki… Gülme konusuna ne demeli? Gülmek için sebeplere ihtiyaç duyuyor olduğunda sana mutsuz diyorlar. Sebepsiz gülüyorsan da deli. Gülmek için sebep peşinde koşuyorsan gülüşüne "yapay gülüş" diyorlar, sebepsizce gülüyorsan da yine deli. Oysa delice gülmek dahaca samimi. Yeminle!
Ayrıca "gerçek gibi" dediğinde gerçek olmadığını anladığın için ona "gibi" dersin ya… bunda diyemiyorsun. Çünkü "gerçek gibi". Sana göre "gerçek" olsa gerek. Aslında değil. Gerek gerçek gerek sahte. Galiba önemi yok. Orada öylece duruyor ve varlığıyla seni büyülüyor. Ne olduğunu bilmiyorum. Sen de bilmiyorsun. Ama vardır öyle bir şey: asla "gerçek" olmayan bir "gibi".


Kasım 23rd, 2009 Saat: 03:03'de/da
Gece gece gözlerim binbir tülü mevzuat kararı ile tecavüze uğrarken kafa dağıtma amaclı daldım blogdan bloga düştüm buraya. Post hakkında ötsene dostum dersen…
ne yazacağımı unuttum ben.. unutmak kişinin benliğinde duyduğu yorgunlukla mı yoksa hayata duyulan kayıtsızlıkla mı ilgili ki.. hm.. acaba ?