<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eyyak! &#187; Kurgu</title>
	<atom:link href="http://www.eyyak.com/category/kurgu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.eyyak.com</link>
	<description>ne olduysa sana, bana ona...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Aug 2010 19:54:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Essh</title>
		<link>http://www.eyyak.com/2009/08/07/essh.html</link>
		<comments>http://www.eyyak.com/2009/08/07/essh.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 19:50:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sek!</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kurgu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eyyak.com/?p=232</guid>
		<description><![CDATA[Uyandığımda hava kararalı &#231;ok olmuştu. Pencereden sokağa bakıyordum. Kalabalıktı&#8230;&#160;Sanki o kalabalığı oluşturan insanlar birer oyuncuydu ve o an ki rolleri sadece bu kalabalığı yaratmaktı. &#160;Her biri &#8220;k&#252;&#231;&#252;k bir oyunda &#246;nemli bir kişi&#8221;ymişcesine sokakta egolarını şişiren adımlarla ilerliyordu. Gece yarısı panceremin karşısındaki sokak lambası isteksizce yanarken s&#246;zde &#160;aydınlattığı sokak, biraz &#246;nceki n&#252;fusundan bir hayli yoksunlaştı.&#160;Tıpkı bir [...]<p><br/><br/><a href="http://www.eyyak.com/2009/08/07/essh.html">Essh</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img align="right" alt="kar" src="http://th05.deviantart.net/fs25/300W/f/2008/076/9/5/snow_in_the_city_by_david_chambard.jpg" />Uyandığımda hava kararalı &ccedil;ok olmuştu. Pencereden sokağa bakıyordum. <strong>Kalabalıktı&#8230;</strong>&nbsp;Sanki o kalabalığı oluşturan insanlar birer oyuncuydu ve o an ki rolleri sadece bu kalabalığı yaratmaktı. &nbsp;Her biri &ldquo;<em>k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir oyunda &ouml;nemli bir kişi</em>&rdquo;ymişcesine sokakta egolarını şişiren adımlarla ilerliyordu.</p>
<p>Gece yarısı panceremin karşısındaki sokak lambası isteksizce yanarken s&ouml;zde &nbsp;aydınlattığı sokak, biraz &ouml;nceki n&uuml;fusundan bir hayli yoksunlaştı.&nbsp;Tıpkı bir <strong>Hollywood</strong> sahnesindeymişcesine polis arabalarının siren sesi, bu boğucu karanlıkta odamın i&ccedil;ine kadar yayılıyordu.</p>
<p>&Ccedil;alan m&uuml;ziğin eşliğinde yağan <strong>karın</strong> g&uuml;zelliğini seyredip, bir yandan da <strong>kahvemi </strong>yudumlarken ıssızlaşan sokağın &ouml;teki ucunda bir g&ouml;lge belirdi. Yaklaştık&ccedil;a o g&ouml;lgenin başında şapkası, ellerinde eldiveni olan bir kadına ait olduğunu anladım. Tam da penceremin karşısına geldiğinde uzun bir s&uuml;re kıpırdamadan durdu, donmuş gibiydi ve sanki birşeyler d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ardından o titrek sarı sokak lambasının altındaki kaldırıma oturdu. <strong>Ağlıyordu!</strong></p>
<p><img width="0" height="0" border="0" alt="" style="visibility: hidden; width: 0px; height: 0px;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.0NXC/bT*xJmx*PTEyNDk3NDg5ODk2MTkmcHQ9MTI*OTc*ODk5MzQwMyZwPTE4MDMxJmQ9Jmc9MSZvPTVmYzU5ZDlkYjQ2ZTQ3NGI5NmJkOTQ5ZDgzMDAzYjEy.gif" /></p>
<p><center></p>
<p style="visibility: visible;"><object width="219" height="35" type="application/x-shockwave-flash" data="http://assets.myflashfetish.com/swf/mp3/mff-stick.swf" style="width: 219px; height: 35px;"><param name="movie" value="http://assets.myflashfetish.com/swf/mp3/mff-stick.swf" /><param name="quality" value="high" /><param name="scale" value="noscale" /><param name="salign" value="TL" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="flashvars" value="myid=26940042&amp;path=2009/08/08&amp;mycolor=000000&amp;mycolor2=a11b43&amp;mycolor3=ffffff&amp;autoplay=false&amp;rand=0&amp;f=4&amp;vol=100&amp;pat=11&amp;grad=false&amp;ow=219&amp;oh=35" /></object><br />
<a href="http://www.mixpod.com/playlist/26940042" target="_blank"><br />
</a></p>
<p></center></p>
<p>Yavaş ritimde bir <strong>m&uuml;zik</strong>, evin soğukluğuna rağmen sıcak kalabilmiş <strong>kahvem</strong>, gecenin <strong>karanlığı</strong>, yağan karın seyir keyfi ve yabancı bir kadının h&uuml;zn&uuml;ne tanıklığım. Bunlardan daha g&uuml;zel ne olabilirdi ki o an i&ccedil;in?</p>
<p>Sonra&#8230; aniden yere bakan başını kaldırdı kadın. Ve karşısındaki apartmanın ikinci katında onu merakla izleyen birinin farkına vardı. Uzun bir s&uuml;re bakıştık. Ayağa kalkarken g&ouml;zyaşlarını silmeye &ccedil;alışıyordu ama diğer yandan ağlamaya devam ediyordu. Bu <strong>&ccedil;elişki</strong> onun daha da &ccedil;ok <strong>ağlamasına</strong> sebep oluyordu.</p>
<p>Apartmanın giriş kapısına doğru yaklaştı ve binadan i&ccedil;eri girdi: &nbsp;&ldquo;<strong>Tık&#8230; tık&#8230; tık!..</strong>&rdquo;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Teredd&uuml;tle de olsa kapıyı a&ccedil;tığımda beresinden taşan uzun kızıl sa&ccedil;ları, ağlamayı hen&uuml;z kesmiş bir &ccedil;ocuğunkine benzeyen ıslanmış g&ouml;zleri ve parlayan dudaklarıyla karşımda duruyordu. Benim i&ccedil;in bir <strong>yabancıydı</strong> fakat yılların aklımdan &ccedil;ıkmasına engel olamadığı o &ldquo;<em>&ccedil;ok tanıdık</em>&rdquo; bakışlara sahipti; kusursuz <strong>aşkta</strong>, &ccedil;ıplaklıkığın egemen olduğu soğuktan yoksun bir <strong>yatakta</strong>, gece odayı hafifce aydınlatan loş bir <strong>ışıkta</strong> bana bakan ve hayallerdeki&nbsp;<strong>masalsı g&ouml;zlerin</strong> ta kendisiydi onlar!</p>
<p>Yeterince <strong>&uuml;ş&uuml;m&uuml;şt&uuml;</strong> ve şaşkınlığımı daha fazla bekleyemezdi, beni omzumdan hafifce iterek i&ccedil;eri girdi. Uzun bir s&uuml;re hi&ccedil; bir şey konuşmadan devam eden bakışmalarımızın ne zaman sonlanacağını ikimizde tahmin edemiyorduk fakat bu bakışmada bitmek bilmeyen bir &ldquo;<strong>&ouml;zlem</strong>&rdquo; vardı sanki. Yıllarca birbirimizi g&ouml;rm&uuml;yormuş gibiydik ve evet,&nbsp;g&ouml;rmemiştik de. <strong>Hem de hi&ccedil;!</strong> &nbsp;&Ouml;nce penceremin yanındaki koltuğa oturdu, sonra masada yarım kalmış olan <strong>kahvemi</strong> bir ka&ccedil; yudumda bitirdi ve onu daha &ouml;nce hi&ccedil; dinlememiş olmasına rağmen <strong>&ccedil;alan m&uuml;ziğe</strong> eşlik etmeye başladı. Bense karşısına oturmuş, kıpırdamadan onu izliyordum.</p>
<p>Konuşmuyorduk &ccedil;&uuml;nk&uuml; buna hi&ccedil; gerek yoktu. Ve bir &ouml;m&uuml;r boyu beraber yaşasak bile, <em>konuşmamızı gerektirecek kadar</em> birbirimize <strong>yabancı</strong> olmayacaktık. Saatler sonra&#8230; Kuşların karanlık havaya rağmen birer birer &ouml;tmeye başlamasından az sonra g&uuml;neşin, bu soğuk kış g&uuml;n&uuml;ne inat doğacağını tahmin etmek zor olmamıştı. Bu sessiz ge&ccedil;en saatlerin ardından, hi&ccedil; bir şey yapmadan &ccedil;ok şey yapmanın inanılmaz tadıyla g&uuml;neşin doğuşuna tanıklık etmek &uuml;zereydik. Koltukta oturur vaziyette dışarıyı seyrediyorken&nbsp;bir s&uuml;re sonra kafasını omzuma dayadı ve g&ouml;zlerini kapattı. <strong>Ağlamak</strong> onu &ccedil;ok yormuştu anlaşılan; başını omzuma yaslar yaslamaz alıp verdiği <strong>nefesdeki derinlik</strong> artmaya başladı. Bi s&uuml;re sonra tamamen uyumuştu. Yalnızca yeni doğmuş bir &ccedil;oğun sahip olabileceği bir <strong>masumiyetle</strong> uyuyordu. Hani derler ya: &ldquo;<strong>Mışıl mışıl</strong>&rdquo;.</p>
<p><img align="right" style="width: 225px; height: 225px;" alt="pencere" src="http://th09.deviantart.net/fs40/300W/f/2009/009/6/a/and_from_our_window_by_LonelyPierot.jpg" />Onu uyandırmadan kafasını altına bir yastık yerleştirip, &uuml;st&uuml;ne &uuml;ş&uuml;memesi i&ccedil;in bir şeyler &ouml;rtt&uuml;m. Hava <strong>aydınlanmıştı</strong> ve sokak, sessiz gecenin ardından eski kalabalıklığına en niyahayetinde kavuşmuştu.&nbsp;Kapıyı a&ccedil;tım, arkama d&ouml;nerek ona son bir kez daha baktım, <strong>uzun uzun</strong>. Ve kapıyı kapatıp apartmandan dışarı &ccedil;ıktığımda ben de o <strong>kalabalığa </strong>karışmıştım. Bi s&uuml;re sonra g&ouml;zden kayboldum.</p>
<p>Bu <strong>kayboluş</strong> &ccedil;ok uzun olmuştu. Nedensiz bir şekilde ortadan kaybolup da &nbsp;evime tekrar d&ouml;nmem&nbsp; <strong>beş yılı</strong> bulacaktı. Ve bu <strong>beş yıl</strong> sonunda evin kapısını &ccedil;aldığımda yine o g&ouml;zleri g&ouml;recektim: kusursuz <strong>aşkta</strong>, &ccedil;ıplaklıkığın egemen olduğu soğuktan yoksun bir <strong>yatakta</strong>, gece odayı hafifce aydınlatan loş bir <strong>ışıkta</strong> bana bakan ve hayallerdeki&nbsp;<strong>masalsı g&ouml;zlerin</strong> ta kendisi.</p>
<p><strong><span style="font-size: smaller;">Fot:</span></strong><span style="font-size: smaller;"> snow in the city by </span><a target="_blank" href="http://david-chambard.deviantart.com"><span style="font-size: smaller;">david chambard</span></a></p>
<p><strong><span style="font-size: smaller;">Fot iki:</span></strong><span style="font-size: smaller;"> </span><span style="font-size: smaller;">and from our window            <small>by *</small></span><small><a class="u" href="http://lonelypierot.deviantart.com/" target="_blank"><span style="font-size: smaller;">LonelyPierot</span></a></small><span style="font-size: smaller;">.</span></p>
<p><br/><br/><a href="http://www.eyyak.com/2009/08/07/essh.html">Essh</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eyyak.com/2009/08/07/essh.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
