İyilik, senden?
Doğayı kurtarmak adına yapılan kimi uğraşlar, bir adamı tanıdıktan sonra bana biraz aptalca gelmeye başladı. En azından bu konuda biraz duyarsız oldum sanki. Daha önce şurada küresel ısınmayla ilgili bir şey yazmıştım, bu da onun gibi bir şey.
George Carlin usta(birine “usta” diyerek o yolda “çırak” olma ihtimalini vurgulayan insanların yanağından hep makas alıp, “aferin çocuk” demek istemişimdir), ölmeden önce çıktığı bir gösteride ilginç şeyler söylüyor. Önce Türkçeye çevirip altyazı olarak ekledim ki… Bunu yapmak çok zor bir şey. Kuytu bir köşede, bir filmin çevirisini yapıp, bunu filme senkronize etmek için paralanan birini görürsen, en azından gidip ona bi kahve yap.
İtiraf etmeliyim ki, üşengeçliğim sebebiyle videodaki altyazı biraz berbat oldu ama idare eder sanırım. İşteo video:
Aslında Carlin’in bu söyledikleri bir parça yanlış( Dikkat! Yazının bundan sonraki kısmı bolca "çok bişmişlik" içermektedir). Yanlış çünkü… Çocukken kurguladığın bir dünyadan büyüdükçe uzaklaşırken beklentilerinin boşa çıkmasının sonucu hayat boyu tatminkarsızlık yaşaman ve boktan olmasına rağen, yaşamaya yemin etmişcesine bağlı kaldığın “hayatı” kaybetmeme telaşında olman çok normal. Hayatı, bir moktan havalanıp, bir başkasının üzerine konmaktan ibaret olan kıçı kırık bir sinek bile, biz onu avlama çabasındayken havada sergilediği o artistik manevralarıyla, “yaşamda kalma(survive)”mücadelesi kategorisinde, süperman mayolu bir “hero” olabiliyor. “Yaşama gayreti” denilen şeyin “mantık”ile değil de, büyük bir kısmının “iç güdüsel” olduğu gerçeğini, herkesin tartışmasız(hööyt!) doğru kabul ettiğini varsayarsak… İnsanların bu mücadelesini “bencillikle” ifade edip, o zavallı, biricik, masum ve saf "insan" kitlesini karalamaya lüzum olmayacaktır.
Bir böcek, ezilmemek için sadece kaçar ve kaçmak için hangi yöntemi kullanacağı konusunda pek çok fikri yoktur. Seçeneği olanlar, beynini kullanabilme yetisine sahip olan canlılardır(senden bahsetmiyorum). Benim tezim de budur! Hadi bi şey söyle, anti-tez olsun. Sonra ben cırcır olayım; o da hipotez olsun. Sonra üçümüz el ele tutuşup, ormanda kaybolalım.
Ayrıcaa… yukarda bahsettiğim “çocukken kurguladığımız dünya ve büyüdükten sonraki tatminkarsızlık” temalı saçmalıktan sonra, kime ait olduğunu bilmediğim şu cümle aklıma geldi: “Bizler asla büyümeyiz; sadece toplum içinde nasıl davranacağımızı öğreniriz”. İşte “içimizdeki çocuk” saçmalığı da bundan ibarettir. Aslında hala çocuksundur fakat, toplum içinde öyle davranamayacağını, sana dayatılan rolün gerektirdiği bir olgu olarak nitelendirirsin.
Aslında şu an yazının başındaki “ben”le biraz çelişiyorum ama varsın çelişeyim. Ben sadece bu adamın olaylara herkes gibi bakamayışını seviyorum. İlerde George Carlin’in “Religion is Bullshit” adlı videosu için de bir çeviri yapmayı düşünüyorum fakat, üşengeçliğim sebebiyle bunu yapmam tahminen 6 ay ile 1 yıl arasında değişebilir.
Bir de… Bir ara beni GreenPeace’den aramışlardı. Aboneliğim ve kampanyalarına arada bir katılmam sebebiyle telefon numaramdan haberdarlarmış. Yeni çıkarttıkları dergi için abone olur muyum, olmaz mıyım diye sormak istemişler. Belki biliyosundur… Avea başka oparatörlerden arandığın her 10 dakika için sana, 10 dakika konuşma süresi hediye ediyor. Bunun farkındalığıyla GreenPeace’den arayan arkadaşı, bir miktar kontör pahasına moron taklidiyle oyalamıştım. İşte George Carlin’in gösterisinde şiddetle vurguladığı “bencillik” asıl budur. Günah çıkartayım dedim. Amen!(tü).
(Bu yazıya kaynaklık eden fikir, ben "lavabo"dayken akla gelmiştir fakat, akla gelen o şeyin yazının şimdiki haliyle, üstelik bu videoyla, dahası "aaağ, ben bunu Türkçeye çevireyim" hede hödösüyle hiç bir alakası olmamıştır. O alakasız fikirle, bu noktaya kadar nasıl gelinmiş, bilinmemektedir. Fikre sahip kişinin psikoloğu tarafından, kişiyle gerçekleştirilen bir seans esnasında yazılan rapordan anlaşıldığı üzere bu kişide, Cotard Sondromu bulgularına rastlanmıştır.)




Forumlarda koca koca adamlar bazen bi filmin, bazense piyasada 500$-1000$‘a satılan eğitim setinin komple indirme linkini verirler de, altına da şu notu düşerler ya utanmadan: "Olm 1000 kişi okumuşsunuz da bi tane yorum yapmamışsınız be! Emeğe saygı olm! Boru mu?.." Ülke insanı bi alem…
d mailler atmam sonucu bu kurumların beni tanımaları pek uzun sürmedi. Ve şimdi ise tıbbın mümkün kıldığı imkanlar çevresinde bu kurumlar ortak bir projede birleşerek beni böyle bir gerizekalılıktan kurtarmaya çalışacaklar. Bendeki gerizekalılık o kadar had safhada ki… “Bunu 9 kişiye göndermez ve 6 kişiden tekrar aynı maili almazsan geriye kalan 3 kişi seni…”