Mar 08

İyilik, senden?

Daha önce de bundan bahsetmişimdir. Şimdi ise bir çözüm önerim var! Ama öncesinde şunu bilmelisin: Ben bunları yazıyorum diye bayan kişi kendini suçlu hissetmemelidir!

Erkek, o bilmese de kadını gözünde öyle bi büyütür ve yüceltir ki, onu tuvalette insanı ihtiyaçlarını gideriyorken, yani mıçıyorken dahi hayal edemez ve etmek istemez. Erkek kişinin bu durumu sadece kendine has kabul edip, yücelttiği kadına yakıştıramadığı bir gerçek olmalı ki, kadının bunu yapıyor olduğunu öğrenmesiyle karşı cinse duyduğu bir soğukluğun meydana geldiği "ortak teşhis" olarak kabul edilir.

Kadınları zan altında bıraktığımın farkındayım. Bu noktada kadın kişi, "napalım lan, pıçmayalım mı?" diyebilir. Yapsın, yapmaya devam etsin, nesilden nesile aktarsın falan. Önerim şudur: Kadınlar pempe mıçsın! Evet evet, bildiğin pembe. Emin ol, bu renk tonundaki değişiklik kadın-erkek ilişkilerine pozitif yönte etki edecektir. İsviçreli bilim adamları buna da el atsın, kadın genlerini "pembe mıçan" olarak düzenledikten sonra "save as target" diyerek kapatsın. Ayrıca baktım ki, pembe‘nin HTML kodu "#FD699D" imiş. Kodlayın(Bkz. Genleri HTML parametreleriyle kodlamak)!

Not: Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Kutlu olsun! :)

Şub 12

suicideNeden biri kendi bacağını testereyle keserken, onu izlediğinde senin de bacağın kesiliyormuşcasına şekilden şekle girersin (Saw’da böyle bir sahne vardır mesela)? Neden biri ağladığında, bazen senin de duygulanmana sebep olur ve sen de onunla birlikte ağlarsın? Ya da… Uçurumun kenarındayken ufak bir kıpırdamayla düşmesi muhtemel olan birini gördüğünde, neden senin de “dizlerinin bağı çözülür”? Hiç düşündün mü?

Cevap: Çünkü sen de “ayna nöronlar”a sahipsin.

Bugünlerde okumuş olduğum Adam Fawer’ın Empati adlı kitabında senin de muhtemelen sahip olduğun “beyne” dair ilginç bilgilere rastladım. Adam Fewer’ı duymuşsundur belki. Daha önce de Olasılıksız adında bir kitap yazmıştı. Bahsedeceğim bu şeyleri “kendim mi anlatayım, yoksa kitaptan olduğu gibi mi aktarayım” kararsızlığını yaşarken, benim anlattığımdan bi bok anlamayacağını düşündüğüm için kitaptan yazmaya karar verdim.  Ama sonra da, “Ohhoo, kitaptan olduğu gibi aktaracaksam, o zaman bundan sonra gelsin bu bloğu da Adam Fewer yazsın” dedim. Ve son olarak hem kendim yazmaya, hem de kitaptan alıntılamaya karar verdim.

Not: Bu yazı için “spoiler” denen olay söz konusudur. Fakat aşağıda bahsedeceklerim hikayenin heycanından pek fazla şey götürmeyeceği içindir ki…  oku,yaratan rabbinin adıynan, oku! Şühesiz ki bu “spoiler” bizler tarafından sakıncasız olarak indirildi(Nediyo le bu? Di mi?). …devam »