May 13
Naber? Senden de iyilik. Burada yeniysen, RSS aboneliğiyle güncellemerden haberdar olabilirsin. "RSS de nedir?" dersen, şuna bakmalısın.
Son zamanlarda yaptığım yolculuklarda verdiğim ani kararların etkili olması sebebiyle bilet bulmakta zorluk çekip, şehirlerarası otobüslerin ya en ön ya da en arka koltuklarında seyahat ettim. Kimi zaman şöförün tepesinde saatlerce yolu seyrettim, kimi zamansa kuş uçmaz muavin geçmez numaralı koltuklarda zamanı geçirmenin yollarını aradım.
54 horlamayan insanla birlikte sürdürülen bir otobüs yolculuğunda ve gecenin sabaha ulaşma gayretinde olduğu vakitlerde otobüsteki dört ufaklıktan birinin, yaşının ufaklığına rağmen yaşanmışlıklara dikkat çekercesine dile getirdiği isyankar haykırışları ve yürekleri sızlatan çığlıklarıyla uyandırdığı insanların sersem sersem sağa sola bakışmalarını seyrettim. Susması için sürekli su verilen bu ufaklığın ancak midesinin hacmi kadar susabildiğini farkettim.
Sıcaklığın insan sağlığını tehdit eder duruma geldiğinde, başımızın üstündeki çiftli soğutucudan bana ait olanını uyuyorum sandığı bir vakitte kendine doğru çevirmeye kalkışan yanımdaki adamla göz göze geldiğimde, elini yavaşça eski yerine koyarken bencilliğini mahcubuyetiyle gizlmeye çalışmasına tanık oldum.
Yolculuk sırasında uyuyamayan, uyusa bile uykusu 15 dakikayı geçmeyen biri olarak yapılacak en iyi şeyin müzik dinlemek ve bir şeyler okumak olduğunun farkındalığıyla yanıma aldığım kitaptan bir süre sonra sıkılmamla birlikte otobüs firmasına ait bir dergiyle iki saati geçkin bir süre boyunca sevişmenin hüznünü yaşayıp, mola verilecek yere bir an evvel ulaşmayı diledim.
KPSS’yi kazanma teleşıyla koltuğuna oturur oturmaz eline test kitabı alan bir kızın, henüz tanıştığı yanındaki yaşlı teyzeyle yaptığı sohbetin saatlerle ifade edilebilir boyuta gelmesi sebebiyle “kuşak çatışması”nın geçerli olmadığı nadir yerlerden birinin de sıkıcı otobüs ortamı olduğuna karar verdim.
Her defasında olduğu gibi, otobüsle yolculuk etmenin çok boktan bir olay olduğunu düşünürken şunu söyledim: “bir sonraki yolculuğu trenle yapıyorum”.
Sanki o çok boktan olmayacakmış gibi gelmişti bir an…

Mar 17
Tehlike! Eğer bunu okuyorsan, bu tehlike senin için. Bu boktan yazıda okuduğun her bir kelime, hayatının başka bir saniyesi. Yapacak başka bir şeyin yok mu? Hayatın gerçekten şu dakikaları daha iyi bir şekilde geçirmeyi düşünemeyecek kadar boş mu? Ya da saygı gösterdiğin ve senden ona inanmanı isteyen otoriden çok mu etkilendin? Okuduğunu sandığın her şeyi okudun mu? Düşündüğünü sandığın her şeyi düşündün mü? “İstiyorum” dediğin şeyi satın al! Apartmanından dışarı çık! Karşı cinsten biriyle tanış! Aşırı alışveriş ve masturbasyonu bırak. İşinden ayrıl. Kavga çıkar! Yaşıyor olduğunu kanıtla! İnsanlığına sahip çıkmazsan, sende bir istatistik olacaksın. Uyarıldın!
Bu yazı Fight Club‘da geçiyormuş. Aslında filmi izlemiştim(ve sevememiştim) ama böyle bir yazıyı nedense hatırlamıyorum. İlk okuduğumda çok beğendim ve Türkçeye çevirdim fakat orjinal dilinde daha anlamlı ve görsel bakımdan göze daha hoş göründüğüne karar verdim. Bu da orjinal metni:
Warning! If you are reading this then this warning is for you. Every word you read of this useless fine print is another second off your life. Don’t you have other things to do? Is your life so empty that you honestly can’t think of a better way to spend these moments? Or, are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? Do you read everything you’re supposed to read? Do you think everything you’re supposed to think? Buy what you’re told you should want! Get out of your apartment. Meet a member of the opposite sex. Stop the excessive shopping and masturbation. Quit your job. Start a fight. Prove you’re alive. If you don’t claim your humanity you will become a statistic. You have been warned… Tyler.
Fotoğraf 1: beelzaboo
Fotoğraf 2: bluedicius

Şub 10
Forumlarda koca koca adamlar bazen bi filmin, bazense piyasada 500$-1000$‘a satılan eğitim setinin komple indirme linkini verirler de, altına da şu notu düşerler ya utanmadan: "Olm 1000 kişi okumuşsunuz da bi tane yorum yapmamışsınız be! Emeğe saygı olm! Boru mu?.." Ülke insanı bi alem…
Düşündüm de… Hırsızı bile emeğine saygı gösterilmesini beklerken… ben niye tuvaletteki eserime bir alkış almadan sifonu çekeyim? Bundan sonra alkış yoksa sifon da yok! Sen de çekme! Çünkü kendi emeğini başkasınınkinden daha kıymetli gören zıçanlarız biz.
Sonuç olarak: Şiddetle karşı olunacak fakat bi o kadar da karşı konulamayacak türden cazibeyi bünyesinde barındıran, çok moktan bi olay bu korsan. Haliyle ben de yapıyorum …ve sen yapmıyosun sanki!
Ayrıca…
Şunu bi oku bakayım: MP3
İçinden em pi üç diye okudun dimi? Doğrusu em pi tıriii olacaktı bebek. Demem o ki… henüz adını bile doğru düzgün söyleyemediğimiz dosya formatlarıyla sevişiyoruz, korsan korsan.
Fotoğraf: ~kinyasS
