Şub 02
İyilik, senden?
"Google yapmışsa işe yarar birşeydir" diye düşünüp, Türkçe’ye çeviri özelliği yeni kazandırılmış olan Google Translate‘i deneme maksatlı aklıma gelen ilk cümleyi yazmıştım ki… Transletor, benim "muhtemelen tanrı yoktur" şeklindeki cümlemi "Hayır ve şer Allah’tandır" imasıyla Türkçeye çevirdi.


Ama "muhtemelen" diyerek şüpheci yaklaşmış olması sevindirici. Buna "Google’ın ılımlı din modeli" demeli miyiz?
Bkz. There is probably no god

Eyl 18
Bir süredir yalnız yaşıyorum. Bazen toplumun yaydığı "
kişilik şekillendiren" dalgaların duvarlarınızdan içeri girememesi ve dört duvar arasında olsada özgürlüğü doyasıya yaşamak, maskesiz, gerçek "
sen"le başbaşa kalmak o kadar güzel ki…

Ne bir yalan, ne bir samimiyetsizlik, ne yanlış anlaşılma korkusu, olmaya çalıştığın kişiden arınmış ve olduğun kişiyle başbaşa. Gerçeklerle yaşamak!..
…
Bakma aslında yalnızlığı bu kadar övdüğüme. Kimsenin uzun süre yapabileceği, dayanabileceği bir şey değil bu. Bu kadar gerçekçiliği her bünye kolay kolay kaldıramaz. İnsanlar gerçeklerle yaşamayı becerebilseydi
masallara, hayallere, dine, cennet-cehenneme, mucizelere ihtiyaç duymazdı. Gerçekliğe de bir sınır getirdi insan.
…
Asıl gerçek ne biliyo musun? İnsanın birlikte yaşamaya, sosyalleşmeye ve toplum içinde derece edinmeye ihtiyaç duyduğu ve elde ettiği başarılarla tatmin olmaya çalıştığıdır. Dolayısıyla bu geçici yalnızlık bana da yaramadı. Bir süre sonra kendimi google’da "
yalnızlık" kelimesini ararken buldum, avuntuya ihtiyacım vardı. Altta okuyacağın yazı bana bir süre daha yalnız yaşamam için gereken gazı verdi.
bavulları hep toplu durmalı insanın…
bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı…
tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli…
ihanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı…
yalnızlığa alışmalı…
çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık…
bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı.
terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır…
işte o yüzden alışmalı yalnızlığa…
sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan…
güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı…
hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli…
sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı…
romanlardan, yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına…
“yalnızlık paylaşılmaz/paylaşılsa yalnızlık olmaz” dizeleriyle başlamalı güne…
telesekretere “şu anda size cevap verebilecek kimse yok! ” denmeli,
“belkide hiç olmayacak…” cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı…
oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
haklılığın onuru yaşatır insanı…
susmanın utancı öldürür…
o yüzden en sessiz gecelerde “doğruydu, yaptım” la teselli bulmalı insan.
feryada komşuların yetişmemesine,
soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı…
kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı…
gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı…
hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli…
sessizliği, sese dönüştürebilmeli…
ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan…
yollarla barışmalı…
yalnızlığa alışmalı…
(galiba can dundar‘a aittir)’demiş ekşisözlük yazarı.

Ağu 14
Nedir benim olması gereken! Öncelikle iyinin meselesi, sonra Tanrı’nın, insanlığın, gerçeğin, özgürlüğün, hümanizmin ve adaletin; dahası halkımın, kralımın, anavatanımın; ve nihayet tinin ve binlercesinin. Sadece benim meselem asla benim olmamalıdır. "Yuh be, egoiste bakın, sadece kendini düşünüyor!"
Meseleleri için çalışmamızı gerekli bulan, hatta canımızı feda etmemizi ve meselelerine hayranlık duymamızı bizden bekleyenlerin kendi meselelerini nasıl gerçekleştirdiklerine bakalım bir kez de.
Tanrı hakkında köklüce şeyler müjdelemekte olan sizler binlerce yıl "tanrısallığı derinliklerine kadar incelediniz"; ve Tanrı kalbine kadar uzanan sizler, meselesine hizmet etmekle vazifelendirildiğimiz o "Tanrı’nın kendi meselesini" nasıl icra ettiğini pekala bize açıklayabilirsiniz. Ve yaptıklarını da gizlemezsiniz. …devam »
