Şub 03

İyilik, senden?

Sevmekle “sevmeyi sevmek” arasında oldukça fark var. Sevmeyi sevmenin sebebi, birinin onu sevdiğini bilmesiyle o kişinin de seni sevmesi yoluyla, "sevilme"yi elde edebilmektir(gözlem). Çıkar sevmesi yani. Çoğumuz, seni sevmeyi seviyoruz çünkü, bunun senin de bizi sevmeni sağlayacağını biliyoruz(muhtemel). Evet, sevilmek hoşumuza gidiyor.Senin tarafından sevilirken, salyalarımızı halıya akıtmama konusunda problemler yaşasak da… daha fazlasını istiyoruz. Vir onu bize! Vir!

Bir kedi var evde. Onu ilginçleştirme çabasında değilim ama… Kedi olduğundan şüphelendiğim zamanlar da yok değil. Elinden geldiğince, dişini tırnağına takarak “karın tokluğuna” kedilik yapıyor. Emekçi kedi. Genç yaşı sebebiyle de bir hayli isyankar. Ama asla nankör değil. Yemek/Kedilik eğrisini savunan bir iktisadi ekolün takipçisi. Ona yemek vermeyi reddettiğimde “özlük haklarını geri isteyen” protestolarından onu alıkoyabilecek herhangi bir hukiki ya da hukuki dışı otorite bulunmadığına inanıyor ve bizleri de buna inandırıyor. Onu kedi yapan ve insanlardan ayıran en önemli özellikleden biri ise “sevmeyi sevmiyor” olması. O sadece “sevdiğiniseviyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var. Yaptığmız mokun üstünü örtmek gibi.

İlaveten:
Ankara’ya geldikçe, çok sık olmasa da tiyatroya gidiyorum. Devlet Tiyatroları’ndaki oyunlar, genelde verdiği mesajlar ya da tür bakımından birbirlerinin aynısı olsa da zaman zaman güzel oyunlar da sahneleniyor.

Eğer Ankara’daysan şu aralar gösterimde olan “Geç Kalanlar” adlı oyunu izleme fırsatını kaçırma. Şinasi Sahnesi’nde oynanıyor. Oyunculuk ve –biraz tanıdık olmasına rağmen- senaryo harika. İzlemelisin. Ayrıca New York, I Love You adında bir film de izledim. Ülkede vizyona girmeyecek galiba. Bulursan onu da izle. Öyle.

 

Mar 17

fight clubTehlike!   Eğer bunu okuyorsan, bu tehlike senin için. Bu boktan yazıda okuduğun her bir kelime, hayatının başka bir saniyesi. Yapacak başka bir şeyin yok mu? Hayatın gerçekten şu dakikaları daha iyi bir şekilde geçirmeyi düşünemeyecek kadar boş mu? Ya da saygı gösterdiğin ve senden ona inanmanı isteyen otoriden çok mu etkilendin? Okuduğunu sandığın her şeyi okudun mu? Düşündüğünü sandığın her şeyi düşündün mü? “İstiyorum” dediğin şeyi satın al! Apartmanından dışarı çık! Karşı cinsten biriyle tanış! Aşırı alışveriş ve masturbasyonu bırak. İşinden ayrıl. Kavga çıkar! Yaşıyor olduğunu kanıtla! İnsanlığına sahip çıkmazsan, sende bir istatistik olacaksın. Uyarıldın!

Bu yazı Fight Club‘da geçiyormuş. Aslında filmi izlemiştim(ve sevememiştim) ama böyle bir yazıyı nedense hatırlamıyorum. İlk okuduğumda çok beğendim ve Türkçeye çevirdim fakat orjinal dilinde daha anlamlı ve görsel bakımdan göze daha hoş göründüğüne karar verdim. Bu da orjinal metni:

Warning! If you are reading this then this warning is for you. Every word you read of this useless fine print is another second off your life. Don’t you have other things to do? Is your life so empty that you honestly can’t think of a better way to spend these moments? Or, are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? Do you read everything you’re supposed to read? Do you think everything you’re supposed to think? Buy what you’re told you should want! Get out of your apartment. Meet a member of the opposite sex. Stop the excessive shopping and masturbation. Quit your job. Start a fight. Prove you’re alive. If you don’t claim your humanity you will become a statistic. You have been warned… Tyler. 

Fotoğraf 1:  beelzaboo

Fotoğraf 2: bluedicius