İyilik, senden?

Bir şeyleri zoraki olarak yapmak kadar insan onurunu zedeleyen çok az şey var. Biraz dışardan, çok dışardan, tanrının yanındaki koltuktan örneğin, baktığında… Para için çalışıyor olmak sanki çok âdi bir şeymiş gibi gelebiliyor: itaat ve “para”.
“İtaat”i sözlüklerden bir tanesinde biri şöyle tanımlamış: “insan için aklın bir dönemliğine kiraya verilmesidir”. Aslında biraz doğru, doğru olmadığı kadar ise yanlış. “İtaat”in karşısında “gurur”un hiçe sayılması, sürdürülmesi gereken bir hayatın devamlılığı açısından oldukça gerekli bir şey sence. Bazen bu “gerekliliği” oldukça abartanlarımız sebebiyle türemiş bir deyimimiz dahi var: “Para için her bi boku yapmak”.
Çoğu zaman zoraki olarak yapılan şeylerden kaçmışımdır. İnsanların bazen bana karşı olan beklentilerini, o beklentideki bir zorakilik sebebiyle yerine getirmediğim için garipsemiş, darılmış ya da herhangi bir tepki vermişlerdir. Vıcık vıcık “yapaylık” barındıran duyguları onlarla paylaşmadığın için sana darılabiliyorlar, inanabiliyor musun? Elbette inanabiliyosun.
İnsanlar kendilerine güzel şeyler söylenmesini beklemekte haklılar. Ama… Okşanması gereken egolar sebebiyle, “yapaylığın” tükettiği bir gururu, tüm getirilerine rağmen benimsemek bence zor. Bazen “gurur yapma”yı bir hayli abarttığımın da farkındayım. Bunu sevdiğim insanlara bile yaptım. O zorakilik her hangi bir yapaylığı gerektirmese de, kimi zaman gerçek ve saf olan duyguları dahi onlara söylemekten kaçındım. Oysa onlar daima darıldılar ya da çok kızdılar bana.
Bir zorakilik daha: 6 Ağustosta(08) bu sayfayı(eyyak) faliyete geçirme girişiminde bulunmuşum. Hani “1 yaşında” saçmalığı vardır ya… Bu salak şeye elbete sanki bir insanmışcasına “iyi ki doğdun” demiyeceğiz. Öyle şaşalı değil de… Kutlaması birbirinden tamamen farklı üç şarkıyla olacak.
Kısa kısa:
Ağustosun ilk bir-iki haftası burda olamıyacağım için şimdiden yayınlandı bu yazı. Dandirik şeyleri çok mu ciddiye alıyoruz ne?
Temmuz sonu, Ağustos başı sıcağında “soğuk algınlığı” da ne ola ki? Bu kadar “alıngan” olmanın sırasımıydı? Bu sıcakta hastalık?
Cüzdan’ın kayboldoğu hissi de insanı derin düşüncelere itiyomuş. Hani biraz önce yukarda “para” ve “itaat” gibi kavramlar bünyesinde böbürlenen eleman var ya, o da cüzdanını kaybettiğini sanınca maymun oldu . Malök insan.
Not: Zoraki. Bildiğin zoraki.
Görüşmemek üzere!


