İyilik, senden?
Belediye otobüsündeyiz… Otobüse binerken herkes - yalnızca Ankara‘da kullanılan- EGO* kartını makineye sokup çıkartmış ve bir koltuk bulup oturmuş, oturmayanlar ise ayakta ilerliyor. Ayaktakilerin sayısı, oturanlardan bir hayli fazla ve otobüsümüzde bir de "fordçu"muz var. Hani şu kalabalık yerlerde arkadan yanaşarak taciz eden türden. Fakat fordçumuz(içimizden biri, can) gizli değil, hepimiz onun kim olduğunu çok iyi biliyoruz. Zaten o da kendini saklama ihtiyacı hissetmiyor. Bazılarımız o fordçuyu o kadar yakından tanıyor ki, selamlaşanlar ve hatta "işler nasıl?" diye soranlar dahi oluyor.
Durakları bir bir geçerken fordçumuz ayakta yolculuk eden üç kişiyi sırasıyla taciz etmeye başlıyor. Biz diğerleri olarak "ne durumdalar acaba?" diyerek zaman zaman kontrol ediyoruz, her şey yolundaysa kafamızı çevirip onları rahatsız etmemek üzere önümüze bakıyoruz. Ama otobüsteki yaşlı insanlar orada olan şeylerle hiçmi hiç ilgilenmiyorlar. Saygısızlık! Ve fordçu… Her şeyin zamanla olağanlaştığı sıradışı otobüsümüzde adının gereğini yerine getirmeye hızla devam ediyor.
Yolcu indirme maksadıyla durduğumuzda bir durakta Show TV haber muhabiri otobüsümüze biniyor. Bizse her şeyin olağan olduğu otobüsümüzde "haberlere konu olabilecek nitelikte ne olmuş olabilir acaba?" diye marak ediyoruz. …devam »



Forumlarda koca koca adamlar bazen bi filmin, bazense piyasada 500$-1000$‘a satılan eğitim setinin komple indirme linkini verirler de, altına da şu notu düşerler ya utanmadan: "Olm 1000 kişi okumuşsunuz da bi tane yorum yapmamışsınız be! Emeğe saygı olm! Boru mu?.." Ülke insanı bi alem…